11 Şubat 2012 Cumartesi

Sabahın 5' i


SABAHIN 5' İ
 
Sabahın 5' i. Uyandım. Ağlıyordum uyanmış olmaya! Kalkmasaydım. Biraz daha görseydim yüzünü. Onu anmak için toplanmıştı bir sürü insan. O da oradaydı. Bir anda çıktı kalabalığın arasından. Şaşkındım. Ellerim, ayaklarım boşaldı. Tutmasaydı, yığılacaktım bir yere. Hemen sarıldım. Sımsıkı hiç bırakmamacasına. Hıçkırıyordum. Herkes dönmüş bize bakıyordu...
 
Yüzümü kaldırıp baktım yüzüne. Ne kadar hoştu. Kır saçları daha bir parlaktı. Gözlerimi silmek istiyordum bir yandan, bir yandanda kollarımı açmak istemiyordum. Karasızdım her zamanki gibi.
"Ben gelemedim" dedim. "Hem getirmezlerdi de."
"Sevmiyorum cenazeleri en iyi sen bilirsin." "Hem gelmeyince hiç ölmemiş gibi..."
"Biliyorum" dedi.
Bilirdi. Herşeyi bilirdi benle ilgili. Hatta benle ilgisi olmayan herşeyi de bilirdi. Benim ortamlarımda benim bilmediklerimi bile. Ne kadar da yakışmıştı kadife pantolon üzerine. Boğazlı bir kazak ta giymişti. Parlak ve siyahtı. Şıktı. Yanında küçük bir kız vardı. Çirkin. Kaşları çok kalın. Bembeyaz kıyafetin içinde daha da iticiydi. O da sürekli bize sarılmaya çalışıp durdu. Sevmemiştim. Kimdi? O mu getirmişti İsmet Abi mi? Götürecek miydi geri? Bir melek miydi?
 
Elini yanağıma koydu. Sanki hep buradaymış gibi anlatıyordu işte. Ben hayran hayran izlerken onu, akıyordu yaşlarım.
 
Sabahın 5' i.
Uyandım ağlayarak; uyanmış olmaya...
 
İsmet Abim' e yazılmıştır. (Racon Sekmez)
(Ne anlatmak istemiş olabilirsin sabahın o vakti bana?)

Murat IŞIK