8 Şubat 2012 Çarşamba

Uykusuzluk Hali (BEYAZ)


UYKUSUZLUK HALİ

Dün gece uyumaya gittiğimde saat 11:20 idi sanırım. Hemen uyudum. Uyandığımda hala karanlıktı ve saat sadece 01:30' du. Zaman gevşemişti. Uyuyan insanlar için aktığından, daha yavaş akıyordu. Aklımda binlerce fikirle ve ilerlemeyen zamanla, bir akıl hastanesinde gibiydim. Asır gibi gelen debelenmelerden sonra kalkıp, salona gittim. Pek uykusuzluk çekmem ben. Sık sık uyansam dahi hemen dalarım uykuya yeniden. Bu nedenle olmalı ki; bir savunma stratejisi geliştirememişimdir duruma karşı.
Ama dün gece salona girer girmez, ne yapmam gerektiğini biliyordum. Aklımın bir oyunu gibi geldi bu bana. Yeni alınmış bir kitap. Birkaç sayfası okunmuş, beğenilmiş. Hafta sonu rahatlığında devam edilmek üzere bir köşeye bırakılmış.
Bir romanın parçası olmak istediğimi anladım. Bir karakterin düşüncelerine dalıp kendimden uzaklaşmam gerektiğini. Bunu uykum gelsin diye de yapmadım üstelik. Hem zaten tüm bu uykusuzluk hali de, beynimce; bunun için kurgulanmış değil miydi?
Okudukça değişiyordu tüm manzara. Mekanlara hiç tanımlama yapılmamıştı neredeyse ama öyle bir ruh hali çizilmiştiki karakterlere; İçinde olmaları gereken odayı, evi, şehrin sokaklarını hiç anlatılmasalarda biliyordunuz.
Hikaye ise bambaşka insanların hayatlarına sokup çıkarıyordu beni. Durmam gerektiğine karar verdiğimde saat 05:45 olmuştu ve ben yorgungum. Henüz uyumadım. Eserin önünde saygıyla eğiliyorum.

Murat IŞIK
Merak edenler için:
BEYAZ
Bir Eroin Güncesi

Melvin Burgess