11 Şubat 2012 Cumartesi

Yol


YOL

Özlemek mevsimlik bir giysidir ama ben modayı takip etmediğim için kaçırırım hep. Ayırd etmeksizin, hiç kimseyi özlemem. Bir gün çekip gitme ihtimalime karşı böyle yetiştirdim kendimi...
Kaç senem daha kaldı bilmem. 12 seneyi geçeceğini sanmıyorum gidişimin. Bir sabah vakti çıkıp gideceğim, yaz mevsiminin hemen başında. Herşey önceden hazılanmış olacak. İşe gider gibi çıkacağım evden. Elimde küçük bir çanta olacak, içinde Sebago' larım. Sahile yöneleceğim. Limanda bekliyor olacak beni. Ayakkabılarımı çıkartıp sahilde bırakacağım. Görenler anlamalı gittiğimi ama benden bilmemeliler. Motoru çalıştırıp çıkacağım limandan. Boğazı geçene kadar hafifçe seyredeceğim yalıları. Marmaraya ulaşınca yelkenleri doyuracağım rüzgara. Tüm şehrin insanları arkamdan seslenecek. Dönüp bakmayacağım. Ege' ye kadar durmayacağım...
 
Planlandığı gibi gelir mi kuzenim benimle bilemem. Öylece yola çıkmak, bir yere ulaşmaya çalışmaktan daha fazlasını gerektirir. Herkeste bu yeti var mıdır?
 
Bir yelkenliyi ilk gördüğümde anlamıştım herşeyin nasıl ve nerede biteceğini. Ben denize aittim. Bazıları gibi topraktan değil sudan yaratılmıştım belli ki. Kara insanı olamadım. Karasal bir iklimde sıkışmıştı ruhum hepsi bu. Hem dört mevsim bana fazlaydı; İkisinin peşinden göçebe oldum...
 
Bazen bana bakıp algılayamıyorlar. Gitmek uzak bir ihtimal geliyor herkese. Aslında uzak olan gidememektir. Her gidişle daha yakın olursun hayallerine...
 
Murat IŞIK