8 Mart 2012 Perşembe

Serbest Saçmalama (Bir Gün) Şizofren Aklın Besledikleri

Bir gün susarsın, su içersin.
Bir gün susarsın, bir daha konuşmazsın.
Bir gün bir yüksek binanın balkon demirlerinden aşağı bakarsın. Herkes birbirine benzemektedir.
Bir gün deniz seviyesinde; dostlarını izlerken, gözüne batar farklılıklar.
Bir gün eski bir şiirini okur, bir bok anlamazsın.
Bir gün eski bir şiirini okur bombok olursun.
Bir gün kumsalda yürürsün. Ayak izlerine bakıp anlamaya çalışırsın, geçmiş adımların hangisi takma bacağına aittir diye. Bulamazsın. Sahtelerinle gerçeklerin birbirinden ayırt edilemez olmuştur.
Bir gün kumsalda yürürsün. Ayak izlerini siler dalgalar. Her şeyi unutursun.
Bir gün bir ceset görürsün. Çevirirsin kim diye. Sensindir. Beğenirsin yüzünün donukluğunu. Ölmek matah bir bokmuş gibi gelir.
Bir gün bir ceset görür götüne takmazsın.
Bir gün bir ceset görür meraklanırsın. Ceplerini karıştırırken yakalarlar seni. Cinayetin olur.
Bir gün bir ceset görürsün. Seninle konuşur. Seninle içer. Seninle tıraş olur. Tüm aynaları kırasın gelir.
Bir gün içinden geldiği gibi şarkı söylerken İstiklalde, biri sana para verir.
Bir gün aklına esti diye İstiklalin ortasında durursun. Gelen geçen çarpar bedenine.
Bir gün aklın kesmez dışarıda ki kalabalığı. Evden çıkamazsın.
Bir gün evden çıktığında kimse olmaz sokakta. Korkarsın.
Bir gün uyandığında yanında güzel bir kadın vardır. Üstelik çıplaktır. Taparsın.
Bir gün Tanrı apaçık görünür olur. Tipini beğenmezsin. Tapmazsın.
Bir gün taptığın bir kadını da, taptığın tanrıyı da ertesi gün inkar edersin.
Bir gün inkar edilirsin sana tapanlar tarafından.
Bir gün denize dalarsın, Aklın iyice karışır.
Bir gün denize dalarsın, son dalışın olur.
Bir gün denize dalarsın, soğuktur. İşersin içine. Isınır.
Bir gün bir tak tak motora binersin Üsküdar iskelesinden. Hem ilk, hem son durakta inersin.
Bir gün inesin gelmez, geri dönersin başladığın yere.
Bir gün bir seçim yaparsın, öncesine dönmek imkansızlaşır.
Bir gün bir duvarla konuşursun. Sana cevap verir.
Bir gün bir duvara toslarsın. Sana dersini verir.
Bir gün Kadıköy vapurunu beklerken bir kadın görürsün. Peşi sıra gidersin. Kaybolmuşluğun olur.
Bir gün bir kadın her şeyden vazgeçer gelir, istemezsin. Bir başka kadın için her şeyden geçtiğin bir güne denk gelmiştir.
Bir gün İstanbulun eskisinde, eski bir aşkına rastlarsın. Tüm o tarihi doku içinde yeni gibi kalır.
Bir gün ısınmak için sobayı yakarsın sıcaklığın olur. Sonra kestane pişirirsin üstünde, ocağın olur. Söndürmeyi unutursun ocağın yanar.
Bir gün işe gelmek delirtir seni.
Bir gün delirir, işe gelemezsin.
Bir gün, işine gelir delirmek.
Bir gün parmaklıkların ardından izlersin dışarıdakileri. Onlar da seni izlerler aynı aralıktan. Kim hürdür? Kim hükümlü karışır.


Murat IŞIK