28 Mart 2012 Çarşamba

Yorum Yazıları (Pezevenk)

Ölümü yaşayıp gelmiş bir kadın vardı. Ölmüş olduğu zamanlarda çok yalnızlık çekmiş olmalı ki; herkese verdi ikinci yaşamında. Ona "orospu" diyecek cesareti yoktu kimsenin. Herhangi birinin başına gelebilir bir travmaymış gibi, normal göründü gözlerine. Kimse neden diye sorgulamadı bile! Bir gece Bebek sahilinde karşılaştık. Yırtık pırtık eteği, dağılmış saçlarıyla az evvel ikinci turunu atıp ta gelmiş gibiydi.
Şarap uzattım. Kafasına dikti. Şişeden içen kadınları severim nedense. Bir de ağzı bozuk olanları. "Sana vermişmiydim" dedi. Hayır dedim. Oracıkta bitirdi işimi.
Tatmin olmamıştı; yüzü ekşidi. "Sen de değilsin" dedi. "Ölümün sınırına bir daha gelene kadar, öyle düzüşemeyeciğimi bilerek yaşıyorum." O an anladım. Azrail' e vermişti. Ölüm oyununda yan çizmenin kahpece bir hilesi. 
Onu, beklerken bırakıp gittim. Eceli olmam mümkündü belki ama Azrail' i olamayacak kadar yetersizdim. Onu boğazlasam tam ölüm anına kadar, o anda bıraksam; kavuşurlardı bir ihtimal ama, ben kimsenin pezevenkliğini yapamam.



Murat IŞIK