5 Eylül 2012 Çarşamba

Lanetli Düşün Artıkları



Uzak değil;
Hırpani sevişmelerin az ötesinde duruyor naif sevdalar.
Önlerinde zamane ölümlülerinden bir duvar,
Yığınlarla dizilmiş üst üste;
Çıplak erkek ve kadınlar.

Vahşet gibi gelmiyor bakanlara;
Muhtemelen onlar da,
En az orada yatanlar kadar günahkarlar...

"Bir insan hurdalığı gibi düşün" diyor bir kadın...
"İhtiyaç içinde olanlara; Ne ararsa var!"
Haklı gibi...
Belden aşağısı olmayan çirkin bir kadın;
Güzel ve taze bacakları olan cesetleri kurcalıyor.
Kendine yeni bir çift bakıyor.
Hazır eli değmişken bir de kafa bakmalı kendine diye geçiriyorum içimden.

Bir diğeri;
Elinde bir dikiş makinesi,
Ten renkleri farklı insanlardan çıkarılmış parçalarla yüzünü yamıyor.
Belki iğrençler,
Ama;
En azından ırkçılıktan uzaklar...

Adamın birinin gözünü kemiriyor bir kuzgun;
Koşup kovalıyorum.
Biraz kanat çırpıp geri geliyor.
Bir kez daha saldırıyorum.
Bir manevra daha...
İnadından usanıp,
Bırakıyorum.
"Ne halin varsa gör orospu çocuğu!"
İplemiyor küfrümü,
Ve;
Kaldığı yerden devam ediyor ziyafetine.

Az ileride,
Bir kadının göğüs uçlarında toplanıyor sıçanlar.
"Yazık!" diyorum...
Güzelim bedenleriyle,
Kuzeydeki ırkın şaheserleri,
Mındar oluyorlar.

"Bütün bunlardan sorumlu olan biri olmalı!" diye bağırıyor bir rahip.
Bir elinde Porto şarabı,
Bir elinde tahtadan bir haç;
Hem sallanıyor,
Hem de ölüme lanetler yağdırıyor.
"Boşuna suçluyorsun azraili peder!" diyorum.
"Çıplakken gelmiyor ölüm!"
"Öldükten sonra sizinkiler soyuyorlar..."

Murat IŞIK