3 Şubat 2012 Cuma

Asyayazar06' nın "Yoksay" Yazısının Ardından Hastalar ve Ölenlerden Kalanlar Hakkında

İĞNELİ AMA ACISIZ

Hastalıklara, insanların bakışları birbirlerinden ne kadar farklı. Birileri hastadır, akılları, hep ceplerinde olan ilaçları gibi, oradadır. Öylece bakar yüzüne, "Konuş benimle, anlatacaklarım var" edasıyla. Sen de o an yüzüne baksan anlarsın zaten hastalığını. Anlamadın mı? İlk fırsatta anlatacaktır. Fırsat mı çıkmadı? Yaratır hemen...

Birileri hastadır. Ziyaret saatleri dışında dahi; kalabalık olan odalarında, bir aile saadeti yaşamaktadır. Tatil yeri neşesi ve karmaşası vardır. Keşke sevgilisi de karısı gibi gelebilseydi ziyaretine! Keşke arkadaşları biraz rakı getirselerdi. Kafaları çekselerdi tuvalette gizlice! Normal hayatından eksikliğini hissettiği sadece bu ikisi vardır.

Birileri hastadır. Hastanenin çatısına çıkmıştır. Üzerinde açık mavi, o dönemin son modası bir hasta önlüğü. Ayaklarında modaya uymayan kendi botları. Tam ucuna oturmuş kiremitlerin. Elleri bacaklarına sarılı. Çenesi dizlerine dayanmış. Her biri bir uzman doktor olan refakatçilerin; tedavi amaçlı sohbetlerinden uzak, bir yalnızlık aramaktadır.

Birileri hastadır, Yan odada ki gülüşmeleri dinleyerek gülümser dudakları. Gözleri nemlidir. Bir hemşire gelse sevinecek kadar yalnızdır. Gelse, iğne yapsa; acımaz canı. Bazen bir ses, iğneli dahi olsa acısızdır...

Birileri hastadır. Ama yaşamın içindedir. İstanbul' un boğazının kenarındadır mesela. Denizi izliyordur. Ölümünü planlıyordur bir taraftan. Çaresizlik uzun sürede kalıcı etki göstermez, ilginçtir. Öleceğini duyarsın. Önce bir çırpınırsın. Bir arayış ufacık bir umut için. Er geç biri söyler yüzüne gerçeği. Artık çaresiz hissetmezsin. Yapacaklarını yapmak için bir fırsatın varmış gibi gelir.

Birileri hastadır. Anlatır. Birileri dinlerler. Ne dinleyen anlatanı ne anlatan dinleyeni önemser. Biri gelir. "Ölüyorum" dersin. Sana bakıp "hepimiz öleceğiz" der. "Ama ben yakında ölüyorum" dersin. Sevişmek istediğini sanar. Bir diğeri oturup izlemek ister ölümünü. Bir diğeri cenazende ne giyeceğini düşünür. Bir diğeri erkek arkadaşının boşta kalacağını. Bir diğeri alacağı parayı unutması gerektiğini. Bir diğeri seni sevdiğini hemen söylemesi lazım geldiğini. Bir diğeri seni sevdiğini söylemenin artık bir anlamı olmadığını, zira soğuk bedenlerden hoşlanmadığını...

Birileri ölür...

Düşünülenlerin hepsi biryerlerde gerçek olur da, verilmiş ya da söylenmiş tüm sözlerin yerini bir başka söz alır.

"İyi bilirdik"

Murat IŞIK