15 Şubat 2012 Çarşamba

Karalar İçinde

KARALAR İÇİNDE

Tüm kemikleri kırılmıştı. Hissediyordu. Hem burnundan hem ağzından kan geliyordu. Yağmurun şiddetinden gözünü açıp, onun nerede olduğuna bakamıyordu ama; çevresinde çamura batıp çıkan botlarının sesini duyuyordu. Arada bir şimşek çakıyordu. Kalbi her şimşek çakışında bir korkuyla doluyordu. Bitsin istiyordu. "Öldürsene beni orospu çocuğuuuuuuuuu" diye bağırdı tüm gücünü harcayıp. Bir cevap alamadı. Daha çok öfkelendi.. Nefesleri bir yarış atınınkileri andırıyordu. Kalbinin şiddeti, önündeki su birikintisinde; küçük yaratıklara tutsunamiler yaratır gibi dalgalar oluşturuyordu. "Ne bekliyorsun? Hadi hazırım."

"Seni azad ettim" diye bir ses duydu ve yürüyüp giden birinin adımlarını. Ağlamaya başladı. Şimşek, uzaklaşan arabanın üzerinde bir havai fişek gösterisi gibi yeniden çaktığında, korkmadı. Aksine, elektroşokla hayata dönmüş gibi hissetti kendini. Bir güç hissetti içinde. Hücrelerinin her biri, hayata tutunması için ayaklandı. Sağ elini yüzünün hizasına koyup itti kendini. Sırt üstü döndü. Gökyüzüne baktı bir süre. Akan yaşlarıyla birlikte, yağmurun yüzünü temizlemesini bekledi. Gözlerini kapadı. Nefesini kontrol etti. Kurtulduğuna sevinmişti.

Gözlerini yeniden açtığında karalar içindeki yüzü gördü. Şaşkındı. Gitmişti oysa! Hayatı bağışlanmıştı! Nefes alışları hızlandı yeniden. Ağlamaya, yalvarmaya başladı. Bir silah doğrultuldu yüzüne. Demin olduğunun aksine; ölmek istemiyordu artık...

- Hala hazır mısın?
- Hayır dur. Lütfen. Yalvarırım.
- Elveda sevgilim.

Silahı tutan el, parmağı düşürdü. Tam sol gözünün üzerinde durdu herşey.

Murat IŞIK