25 Şubat 2012 Cumartesi

Sorular

Onu tanıdığımda ölmek yoktu kafasında. Sahi ben miyim şimdi suçlusu? Bu güne kadar yaşadıklarına sayıyorum olmuyor. Ağda olması gerektiğinde olmuştu. Pis sayılmazdı yani. Ben içerim. O yüzden alkolikliği koymadı bana. İkimizde öyle miydik? Paraşütle ilk atladığımızda o da vardı. Korkmuştu. Yapmadı. Bazen güvenmedi diye düşünmüyor değilim. İyi de sana benim bedenimin altında kal demedim ki. Hem bende eğitimsizdim o aralar. İlk geceden beri hep birilerinin hayatlarının içinde sevişmiş olmak kimin umurunda. Bir keresinde dönmüş "hiç başbaşa değiliz" demişti. "Yani tamamen yalnız." "Öyle olsa yapar mıydık?" diye sormuştu birde. Hayatımın en güzel sevişmesi değilse nedir?
- Kolayı var hadi gidelim. Sabahın bu vakti üstelik. İkisi de uyurken girelim yanlarına. deneyelim! Sokak itlerini zehirlemek gibi. Bir ete zehir sürer atarsın. Hayvan işte içgüdüsel yiyecek.
- Bu kadar salaklar mıdırlar dersin?
- Sen hiç seni seviyorum demedin mi birine? İfadesindeki alıklık çekmedi mi dikkatini. Hah işte birde söylediğinde aynadaki halini görsen. Seninde matah bir bok olmadığını anlarsın. Borcum var çok. Bana biraz para versene. Komodinin üzerine bırak ama!
- Erkekten orospu olmaz oğlum zorlama kendini. Biz sizi sallar atarız donumuzla.
- Hiç don lastiğinden sapan yaptın mı peki?
- Yapmadım.
- Bence kuşları vurmanın en yalın hali odur hala. Ateşli silahlar var şimdi ama bir don lastiğinin koparılmasından daha ateşli değildir. Bak şimdi!
- Öldürecek misin hakikaten o ufacık şeyleri. Evet. Eski insanlar gibi ama! Çünkü karnım acıktı. İsraf etmeyeceğim yani. İhyiyaçtan.
- İğrenç ya! Bazen bunları dediğine inanamıyorum.
- Ama avladıklarımı yiyorsun.
- Evet. Yerken bende hak veriyorum sana. En çok ta bana yedirmiş olabilmene şaşırıyorum. Sana çok mu güveniyorum acaba?
- Yarın öleceksen herkese güvenebilirsin.
- Yarın ölmeli miyim?
- Hayır.
- O zaman sen gidene kadar bekleyeceğim...

Murat IŞIK