30 Mart 2012 Cuma

Yorum Yazıları (Körü Körüne)

Gözlerimi açmışım şaşkınmış gibi, kendi sikilmiş halimi izliyorum aynada güya; numaradan!
Kadın bakıp halime, beni becermişliğinden haz alsın da; savaşı kazanmış bir komutan gururuyla, burnu havada; gitsin diye bekliyorum. 
Gitmiyor!
Bu kadar kolay olamazdı zaten. Hep fazlasını istiyor bu orospular...
Şimdi bir sokakta elimde şarap, saçım sakalım birbirine girmiş, ağzımdan salyalar akarak yatıyor olsam; bir de tekme atsa yüzümün tam ortasına, kana bulansam, üstüne bir de tükürse, gene de alamayacakmış gibi hıncını eski kayıplarının.
Ya da yavaşça öldürse, işkence etse, çığlıklarım doldursa kafa tasındaki tüm boşluğu, gene de ona yetmeyecek biliyorum. Birden fazla olmamı dileyecek...
Önce, Tanrının cehennemi gibi bir cehennemde yanmam için dua edecek, sonra; bu zevki tanrıya bırakmanın onu kesemeyeceğine kanaat getirip, beni kedisi öldürüp öldürüp diriltecek. Her seferinde daha acılı bir yöntem seçecek. 
Ya da ben, o kadar düşeceğim, o kadar basitleşeceğim ki; intikamı değersizleşip, benden vazgeçecek. 
Bunu seçiyorum. 
Kalkıp ayaklarına kapanıyorum hemen. "Gitme" diyorum. "Sensiz yaşayamam" Ağlıyorum. Gitmesinin tek yolu bu yenilmişlik biliyorum. Kabulleniyorum tüm onursuzluğu...


Tanrının laneti! O bile işe yaramıyor. Aptal orospunun bana inanacağı tutuyor bu seferde...


Murat IŞIK