24 Mart 2012 Cumartesi

Zamanı Gelmemiş

Bu gece ölecektim oysa ki.
Yoldayken olacaktı.
En sevdiğim olmasa da; sevdiğim bir yoldayken.
Işıklar parlayacaktı yüzüme.
Sonra karanlık serilecekti sağıma.
Kör bir viraja derinlemesine dalarken; sol lastiklerim kesilecekti yerden.
Yer çekimsiz ortamda zamanı bükecektim en dirençli yerinden.
Taklalar atacaktım, cam kırıkları çevremde raks ederken...
Önce, kafamı vuracaktım bir yerlere,
Derin yarıklar açılacaktı bedenimde.
Ruhsal acılarımı hapsedecekti, aklımın ücra köşelerine; kanayan yaralarım.
Kemiklerim kırılacaktı;
Umursamayacaktım.

Tam da yolun en ıssız yerindeyken olacaktı.
Eskilerden aşina olduğum, hız sınırı belli bir virajda; sınırlarımı aşmışken.
Radyoda, beklenmedik bir parça çalacaktı klasikleşmişlerden.
O parça gibi tarihe kazınacaktım.
Olmadı...

Ağlamaya tutulmuşken kaybettim isteğimi.
Parça bitene kadar da, o virajı çoktan geçip gitmiştim.
Ölüm bir kez daha sıyırıp geçti beni...
Şimdi biri çıkıp;
"Vaktin gelmemiş" diye sıkacak götünden.
Üstelik bu;
Zamanla ilgili tüm bilgisi, kolundaki dijital saati olan, zavallı, beyinsiz bir orospu çocuğu olacak!
Bense,
Kafamı sallayıp ta hak verir gibi;
Yeni bir teşebbüsün hayaline dalmış olacağım.

Murat IŞIK