15 Kasım 2012 Perşembe

Sudan Hikaye

Musluktan akan suyla konuşuyorduk geçen gün. Yorgundu. Uzun bir yol kat etmişti. "Durmak istiyorum" dedi. "Bir süreliğine en azından." Onu bir bardağa koydum. İçeri geçip televizyonun karşısına oturdum. Kadın çekirdek çitliyordu. O şeylerin ısırıldıklarında ettiği küfürleri bilmek istemezsiniz. Bir işkence gibi. Susmuyordu orospu çocukları! Gidip bir ilaç içtim. Salona dönmedim. Uyumuş mu diye bardaktaki suya baktım. Kendi kendine kımıldanıyordu. Beni görünce; "Buradan kurtulacağım seni sadist piç! Ve gelip seni benzeteceğim. Beni esir alamayacaksın..." diye haykırmaya başladı. İçeri gidip kutudan bir ilaç daha çıkardım. Yarısını içtim. Yarısın elime alıp banyoya yürüdüm. Hala sövüyordu saydam göt. "Sinirlerin yıpranmış" senin dedim ve elimdeki ilacı gösterdim. "Hayır! Hayır!" diye bağırmaya başladı. "Bana dokunursan seni haklarım! Yemin ediyorum bulurum seni! Boğularak öleceksin acılar içinde. Buraya yazıyorum. Canına okuyacağım senin." Kendine değil bardağa yazdı. Fena halde sıkıldım dengesizliğinden. Aslında dengesiz tipleri severim ama daha az konuştuklarında! Bardağı tutup fırlattım. Bana küfürler sallayarak banyonun giderinden akıp kayboldu ruh hastası. Elimdeki yarım ilacı da ağzıma attım. Uyumam lazımdı. "Gel babana!" diyen sapık yatağı görmezden gelerek. Hayalarıma sarılmaya çalışan yorganı bir kadınmış gibi hayal ederek ve tabii ki; "çekil üzerimden" diye bağırırken bir yandan da yüzümü seven ve öpen isterik yastığı bir kenara fırlatarak...

Murat IŞIK