12 Kasım 2012 Pazartesi

Yalnızlık Açlığı


Yorgundum!
Hayatın karmaşasından falan değil;
Tersine,
Hayat son derece basit geliyordu bana.
Doğuyor
Ve
Ölüyordun.

Sıkıntım kalabalıktandı.
Sarışınlar,
Kızıllar,
Esmerler,
Ve dönmeler.
Meyve salatası gibi rengarenk kafalar!
Bunlar karıştırıyordu galiba işleri. 

Yalnız kalacak bir yer kalmamıştı.
Her köşe başı tutulmuştu.
Güneş tepedeydi,
Kıçımı kızartıyordu orospu çocuğu! 
Saklanacak bir kuytu bulamıyordum.
Her gölgenin sahibi vardı.
Benimkinin bile!
Üç beş zibidi bacak aramdaki karanlığa uzanmışlardı.

Fuzuli bir kalabalık...
Buydu tüm mesele!

Herkesten tiksiniyordum.
Bok gibi kokuyorlardı.
Bok gibi konuşuyor,
Bok gibi gülümsüyorlardı.
Shakespeare' in dizeleri kadar yapmacıktı herkes!
Ve
Gereksiz!

İnsan olmak zordu.
Bir kaç seneliğine tavan arasında unutulmak üzere paketlenmiş bir kitap kolisi olmayı yeğlerdim.

Karanlık,
Nemli
Yalnız!
Kıçımdan başka düşünecek hiç bir şeyim olmadan...

Murat IŞIK