26 Ocak 2013 Cumartesi

Beklerken

Çoktandır gözlerim yollarda kendimi bekliyordum. Kar vardı önce. "Çıkmasa yola" dedim içimden. Korktum. Yapmaz gerçi. Sakınır kendini her şeyden biliyorum. Ama merak işte!
Sonra yağmurlar geldi. Hafta içiydi. Üzerinde takımları vardır dedim. Ne de çok yakışır. Yakıştığını bilir üstelik. Aynaları vardır. Her birinin önünden geçerken kendini beğenir... Önceliği asla ben olmam o kendine döndüğünde. Sevmez zaten çamuru. Düşmez yollara. Hem her yerde su birikintilerinden tuzaklar kurulmuştur.Üstelik şoförler düşüncesizdirler. Şemsiyesi de olmamıştır hiç. Elleri havada gezmeyi sevmez kulüp züppeleri gibi. Düşmez yola!
Sonra bahar geldi. Karasızdı iklim. O; iklimlerden daha kararsızdır. Sabah uyuyası tutar; Öğle sonrası deniz kenarında oturası. İşi olmaz benle. Kimseyle işi olmaz karar veremediğinde! Gelmek için çıksa bile yola; bir mideyeci tezgahında cayar muhtemelen. Islık çalar. Verilmiş sözler göğe uçar gider melodilere takılıp... Balonlar gibi işte. O ise u
mursamaz. Başkası olsa yerinde; bir çocuk mesela; kaçan balonun ipini yakalamaya çalışır, beceremezse; oturur ağlar. İnsanca tepkileri olur. Onun yoktur. Koşmaz peşinden. Ağlamaz. Bir süreliğine bakar arkalarından. Yok olmalarını bekler. Sonra bir bakmışsın; unutmuş gülümsüyor çevresine. Öylece unutur beni de bir ıslık sesinde; Issızlaşırım...

Yaza belki! 

Murat IŞIK