28 Ocak 2013 Pazartesi

Hesap

İspat edilmeye çalışılan bir matematik kuramıydı kadınlarım. Toplayıp çıkarıyordum. Kare köklerini alıyordum. Olmuyordu işte. Tutarsızdı sonuçlar. Paradokslar oluşuyordu! Esir kalıyordum. Bir küp gibi hapsediyordu beni; dört yanımda yinelenen yaşanmışlıklar. Asırlar geçiyordu üzerimden. Yaşlanmıyordum. Kara tahtanın başında yitiriyordum aklımı. Tepeşir tozları siniyordu üzerime. Hesap kitap kokuyordu sevdalarım. Kokulu fakat çözümsüzdüler işte. Kaç ayrı evrende hapsoldum kimbilir. Kaç ayrı kadınla?
Katildim. Binlerce kez sıktım boğazlarını. Defalarca izledim; son nefeslerini verirken ki, ihanete uğramış bakışlarını. Buna rağmen kaç kez ağladım arkalarından? Kaç kez gözlerimden kopup sözsüz dudaklarında yitti damlalar...
Her seferinde arkamdan gelip boynuma sarıldılar. Ölümsüzdüler. Tanrıçaydılar.

Murat IŞIK