26 Şubat 2012 Pazar

Ezgi ve Hesus

Sanırım adı Hesus tu. İğrenç bir ifadesi vardı. Daima ucuz parfüm kokardı. Pahalı arabasıyla korna çalarak evinizin önünden geçtiğinde bile alırdınız bu kokuyu. Dudaklarıyla çenesi arası bölgede manasız bir sakalı vardı. Daytona sahilinde güneşlenirken suratına bir kuş sıçmışta farkına varmamış gibi görünürdü.

Okulun otoparkında yürürken önce Latin arabeski bir müzik tırmaladı kulağımı. Sonra 236 beygirlik motor sesiyle gevşedim. Fazla sürmedi. İğrenç tizlikteki, aksanlı İngilizcesi beni dönüp küfür etmeye zorladı. 

- Ne var lan orospu çocuğu.
Anlamadı tabi. Gülümsüyordu hala.

İspanyolca bir şeyler söyledi. Muhtemelen o da bana sövdü dedim. Sonra tam yanımda durdu. Gene o elektro gitar yutmuş aksanı ile beni eve bırakabileceğini ama öncelikle ona yardım etmem gerektiğini söyledi. Nasıl bir yardım  istediği hakkında bir fikrim yoktu. İki adımlık yol için bir İspanyol aygırı tarafından becerilmek te vardı işin ucunda. Teşekkür edip yola devam ettim.

Murat IŞIK