11 Şubat 2012 Cumartesi

Yağmurlu Bir Günde (Merzinet ve Murat' ın Yarım Elması).


YAĞMURLU BİR GÜNDE

Yağmurlu bir günde çürüdü taze bir bebek cesedi toprağın altında. 
Yağmurlu bir günde yerleştirdi sigarayı çatlak dudaklarının arasına bir baba. 
Yağmurlu bir günde hırpalandı tozpembe bir  genç kızın bedeni en karanlık sokaklarda. 
Yağmurlu biri günde farkedilemedi ihtiyarın yüzünde derin kırışıklıkları takip ederek akan tek damla.
Merzined
Yağmurlu bir günde vazgeçti bir adam işe gitmekten, bir diğeri hasta yatağında kıpırtısız ölümü beklerken, dışarıda olmak isteyip ağlıyordu.
Yağmurlu bir günde bir çocuk aşık oldu şemsiyeli bir kadına, bir diğeri ayrıldığı kadının evinin karşısındaki otobüs durağında, bira içip ıslanırken hüzünlü bir şiir yazıyordu.
Yağmurlu günde bir adam vazgeçti Allaha inanmaktan, aynı anda bir çiftçi bereketi için ona dua ediyordu.
Yağmurlu bir günde bir kız ilk defa sevişti, ve bir orospu bıraktı mesleğini...
Murat IŞIK


Yağmurlu günde bir ölümlü bu dünyaya geldi,yağmurlu bir günde bir ölümlü bu dünyadan gitti.
Asyayazar06 10/02/2012



Yağmurlu bir günde başladı hayat; sonrası yine yağmur, yine toprak kokusu. İnsanın bir yerde kendini bulması gibi.. Her yağmur aynı güzellikte değil ki! Kimisi hırçın, kimisi durgun.
Susmak Güzel 10/02/2012


Yağmurlu bir günde başladı suskunluğu. Oysa bitmeyen onca acı dile gelmeden, beklemenin, kırgınlığın isyanı varken bu suskunluk nereye kadardı? Bir sonra ki yağmur hiç yağmadı ki?
Susmak Güzel 11/02/2012


Yağmurlu bir günde çıkıp gitti kedi evin açık unutulan camından. Sahipleri üzüldüler. O ise mutluydu yalnız kalmaktan.
Murat IŞIK 11/02/2012


Yazarların Ortak Notu: Sonu olmayan bir şiir .Gönlünüzce dize ekleyebilirsiniz. Hepsi Adınız ve eklediğiniz tarihle yayınlanacaktır.