3 Mart 2012 Cumartesi

Seçim İkinci Bölüm

- Ağlama artık
- Nasıl ağlamayayım ya. Öldürdüm onu. Bak her yerim kan. Öldü.
- Sen değildin.
- Nasıl?
- Bendim. Ben yaptım.
- Hayır olmaz! Bunu üstüne alamazsın...
- Daha öldürürken biliyordun bunu. Kurmuştun. Numara yapma ne olur... Benim senin düşüşünü izleyemeyeceğimden emin olmasan yapamazdın. Yani bana güvendin. Sebebi benim. Demek ki ben yaptım.
- Ama üstüme geldi. Hem ben yapmasam...
- Yaptın işte. Önemi yok Bir şey değişmeyecek konuştukça. Geri gelmeyecek. Bak bir ceset sadece. Sus şimdi. Ben yapmışım gibi. Anladın mı? Anladın mı dedim?
- Anladım.
- Hadi git burdan. Bir telefon kulübesinden ara. Gelip bulsunlar bizi. Üstündekileri de yak bir yerde. Dikkatli ol kimse görmesin. Görünme bir süre. Beni bulunca seni de arayacaklardır. Bir de uzak dur artık. Değsin bir şeylere. Bir şeyler iyi olsun artık. Bizden yana olsun. Hak etmiş olmalıyız değil mi? Biz sözümüzde durduk. Yani birimizden fazlası kurtulmuş olmalıydı adalet varsa. Denge için her taraftan biri... Değil mi? Bizde haklı çıkmalıyız. En azından bir tanemiz!
- Belki! Emin ol bizim için deneyeceğim.

Koşarak uzaklaştım. Miğdem bulanıyordu. Kustum bir binanın çıkmazında. Haklıydı. Ona güvenmesem yapamazdım. Yani suçlu oydu. Çeksin şerefsiz cezasını! Böyle inandırdım. Başka türlüsü vicdani olurdu.

Murat IŞIK