28 Haziran 2012 Perşembe

Ateş Yolunda Akıl Oyunu

Bir zaman öncesi...

Sahildeyim. Hararetli bir tartışmanın ortasında. Karşımdaki kadın hiddetle kendini savunuyor. Üstelik suçlu bile değil. Tamamen kabahatli olduğumu bildiğim bir konuda, zeytinyağı gibi üste çıkmış; onun çırpınışlarını izliyorum pişkin pişkin.
Güzelce bir kadın. Aslında susması yeterli. Ona hak vermeye meyilliyim nasıl olsa. Konunun kapanması benim daha çok işime gelecek. Ama yapmıyor. Sürekli kendini ifade etmeye çalışıyor. Savunma yapan biri için bu, kontrolsüz bir zamandır. Duygu çeşitliliği yaşar. Bir yanı ağlamak, bir yanı "yeter be!" demek ister. İkisini de beceremez. Gözleri dolar ama akmaz yaşlar. Konuşmayı sürdürür. Büyük bir hata!
Gözlerimi denize doğru çeviriyorum. Güneş, hilal şeklindeki koyun tam ortasında batıyor. Soyutlanıyorum içinde bulunduğum zaman ve mekandan. Kadının sesi, bir uğultu artık. Bir taş plağın yavaş oynatılmasıyla oluşan gibi boğuk ve kalın. Solumdaki yamaçtan bir esinti gelip içimden geçiyor. Sağ tarafımdaki kumsalda minik bir hortum oluşturuyor. Önce bir hayalet gibi. Renksiz. Yerden biraz kum havalandırıyor. Bej bir renk kazanıyor. Sonra sahile yaklaşıyor iyice. Biraz su katılıyor içine. Kum taneleriyle birleşince kahverengi noktacıklar oluşuyor içinde. Güneşin batış hizasına ulaşınca alevden bir girdaba benziyor. Sonra geldiği gibi kayboluyor.
- Aşk gibi...
- Ne!
- Aşk gibi! Geldi ve geçti. Saydamdı önce. Sonra renklendi. Sonra yandı ve kayboldu.
- Bu kadar yani! Geldi ve geçti ne demek ya! Sen varya tam bir götsün.
Başkaca zamanlardayız. Başkaca lisanlarda.
Basıyorum kahkahayı. "Sana demedim!" diyebilirdim. Demiyorum. Böylesi işime geliyor. Canım yüzmek istiyor hem...
Kalkıyorum yerimden. Kadına uzanıp alnından öpüyorum. Şaşkınlıkla bana bakıyor. Ağzı açık. Çenesinin altından tutup kapatıyorum. Dudaklarından öpüyorum bir kere de. İtiraz etmiyor. Koşmaya başlıyorum. Durmadan taa denizin içine kadar! Sonra gün batımına doğru yüzüyorum ateş yolunu izleyerek...
Sahile bakıyorum bir ara. Kızıllığıyla güneş yansıyor camlardan. Tüm evler alevler içinde yanıyor gibi duruyor. Kadın orada yanıyor gibi...
Bir yanılsama biliyorum. Ama o an böylesi güzel geliyor...

Murat IŞIK