5 Mart 2013 Salı

Özlü Saçmalamalar (Son Eklemeler)

Yaşlı olmak başkadır, yaşamış olmak başka. Her yaşlı bilge değildir. Her yaşamış ta yaşlı...

Alışıldık dağınıklıklar, sıradan unutkanlıklara dönüşür...

Hayat bir bok denizi. Yüzmeyi iyi biliyorsan belki boğulmazsın; ama mutlaka su yutacaksın.


İstediğinde gidebileceğini bilmek özgürlük değildir...

Birinin sizinle ilgili bir fikri var ise mutlaka bir hükmü de vardır.

Kadınlar kıyafetleriyle yargılanır ama çıplak sevilir.

Aşk için kafa patlatmaya gerek yok. O geldiğinde aklınız yerinde olmaz.

Biri, insanlara; iyi olmak için çok fazla zaman harcarken, hayatı kaçırdıklarını hatırlatmalı. 

Her büyük aşkı üç dakikada sindiriyordum. Sıçmak bile bundan daha çok vaktimi alıyordu.

Sırf bir şişe şarap ikram etti diye çirkin bir kadınla yatmazsın. En azından şişe bitmeden...

Yalnızlık pahalı bir ihtiyaçtır. Üstelik paranın karşılığını alma garantin de yoktur. Her an çat kapı birileri dalabilir içeri...


Birine küstüğünüzde, ona bunu söylemeyecek kadar küsmüş olmalısınız. İşte buna "gitmek" derim ben.

Bir yazıyı yorumlamak, onu okumaktan daha fazla akıl gerektirmez.

Bir zaman gelecek, kalıplar; sadece buzdan üretilecekler. Böylece içindekiler; hem şekil almayı öğrenecek hem de zamanı geldiğinde şekil değiştirmeyi...

Biz yaşamı yazıyoruz. Yaşamın ağzı bozuk, kalabalık, hatta çirkef. Bir ara kibarlaşıyorsa bile, az sonra sevişme ihtimali olduğundan...

Pisleyeceğin yeri kendin seçmelisin.

Bir gün bir çocuğu evlat edinmem gerekirse; bu ancak, elindeki birasını denize karşı oturup içen, 5 yaşını geçmemiş, mavi gözlü ve esmer tenli bir sokak çocuğu olabilir. Muhtemelen, birasını elinden alıp, kafama diktikten hemen sonra; onu da evlatlıktan reddederim.

Her şeyi bırakıp gideceğim derken, yalan söyledim. Bu ülkenin rakısından da vazgeçemem lakerdasından da! Onları da alıp gideceğim...

İçkisiz balık restoranlarından haz etmememin sebebi, balık sevmememdendir. Bir de tabii içkiyi çok sevmemden.

Hesabını hızlı göreceksin bu hayatta. Her şey bir anda olup bitecek. Çişini tutmayacaksın mesela. Veya ulu orta sıçacaksın tuvaletin geldiğinde. Kim uludur, kim ortadadır düşünmek zorunda kalmadan. Gitmen gerektiği an duraksamayacaksın. Durman gerektiğinde ise; arkadan çarparlar mı diye sorgulamadan basacaksın frene.

Yeteri kadar yalnızsan, muhtemelen ölüsündür.

Kişisel gelişim kitapları, sıfır bilmem kaçlı; seks hatlarına benzer. Paranızı alır geriye sadece bir fantezi verirler.

Hayatın çekilir olması bitecek olmasındandır.

Biri bana ölmek istediğini söylediğinde, nedenini sormam. Zamanını sorarım.

Hayat kadınları; hayatını yaşadığını iddia eden kadınlardan daha samimidir.

Gün geçtikçe daha da bencilleştiği mi düşünüp duruyordum. Sonra siktir ettim! Artık onu da düşünmüyorum.

Bütün erkekler orospu ruhlu kadınları sever ama tam tersi kadınlarla evlenirler.

Bir insanın ağzı ile yapabileceği en kötü şey olmamasına rağmen küfür etmek ve içki içmek yasaktır. Biri tanrıyı fena yalamış olmalı...

Vakitsiz sevişmelerde alkol şartı aranmaz...

Geçenlerde hayvanat bahçesinde bir maymuna biramı uzattım. Aldı. Biraz şişesini inceleyip içmeden attı piç. Bu yaratığın evrimleşmesi mümkün değil! Kimse benim o zevksiz orospu çocuğundan geldiğimi iddia etmesin.

Bir rüzgar esti ve sigaramı tüketti. Her şeyimiz tanrısal ise eğer; tanrı pis bir otlakçı olmalı...

Bazen yazmak için bir hikayeye başlıyorum. Bir adam beni fena halde sinirlendiriyor. Düşünüp buluyorum o herif kim diye. Çoğu zaman ben oluyorum, bazen de benim olmak istediğim bir adam.

Dış görünüşün önemli olmadığı; ancak bir çirkinin uydurması olabilir.

Ressamlar, bir sayfa resmi çizer sonra onları anlatmaya çalışırken milyonlarca cümle kurarlar. Yazarların durumu daha fenadır. Milyonlarca sayfa yazarlar ve hala ressamlarla aynı kaderi paylaşırlar.

Bir yazarı hayranları bitirir.

Uzak; kıçının dibindedir. Hemen arkanda... 

Murat IŞIK